info@drbariscorumlu.com +90 232 465 22 95
Kategorisi : Güncel

SAFRA KESESİ TAŞLARI


Safra taşları safra kesesi içinde oluşan sert cisimciklerdir. Genellikle safra sıvısı içinde bulunan çeşitli bileşenlere bağlı olarak oluşurlar. Safra taşlarının % 80 kadarı kolesterol taşlarıdır. Bu taşlar sarı-beyaz renktedirler. Yumuşak ve kolay parçalanabilir yapıdadırlar. Safra sıvısı içindeki kolesterolün kristalleşmesine bağlı olarak oluşurlar. Kalan % 20 ise pigment taşlarıdır. Bu taşlar koyu renkli ve oldukça sert yapıdadırlar. Safra sıvısındaki bilirubin, kalsiyum ve safra tuzlarından oluşurlar. Safra taşları milimetrik düzeyden tüm keseyi kaplayacak büyüklüğe kadar çok farklı boyutlarda olabilirler.
 

SAFRA KESESİ TAŞI BELİRTİLERİ NELERDİR?

Safra kesesi taşları hiçbir belirti vermeyebilir ve tamamen rastlantısal olarak saptanabilirler. Safra taşı olan kişilerin bir çoğu hayatları boyunca hiçbir bulgu olmadan yaşayabilirler. Ancak bir kısım hastada var olan safra kesesi taşları net olarak ortaya konulamayan nedenlerle çeşitli belirtiler vererek rahatsızlıklara yol açarlar. İşte bu gruptaki hastalar semptomatik safra kesesi taşı hastalığına sahiptirler ve mutlaka tedavi edilmeleri gerekmektedir.

Safra taşlarının neden olduğu belirtiler çok çeşitli olabilir. Hastalar genellikle hazımsızlık, şişkinlik, karın üst bölgesinde hafif ağrı, kürek kemikleri arasında ağrı veya omuza vuran ağrılardan şikayet ederler. Bu şikayetlerin özellikle yağlı yemekler ile beraber ortaya çıkması veya yemek sonrası artması söz konusu olabilir. Bazı durumlarda safra kesesindeki taşlar safra kanalına düşebilirler. Bu durumda ana safra yolu tıkanıklığına bağlı sarılık ve/veya çok ağır pankreas ve safra yolu infeksiyonları oluşabilir.

Hastalar bu atakları çok hafif yada ağır geçirebilirler. Tekrarlayan ataklar sonucunda safra kesesi aşırı iltihaba bağlı olarak çevre dokulara ve ana safra kanalına yapışabilir. İltihabi hasar sonucunda safra kesesi doğrudan ana safra kanalına açılan bir anatomik bozulmaya da gidebilir. Bu tabloya fistül adı verilir ve cerrahi tedavi kaçınılmaz ve yüksek riskli bir hal alabilir.
 

SAFRA KESESİ TAŞLARININ TEDAVİSİ NEDİR?

Safra kesesi taşlarının tek tedavisi cerrahidir. Semptomatik safra kesesi taşına sahip hastaların safra keseleri ameliyat ile çıkartılır.

Safra taşlarının tedavisi vücutta taş oluşan diğer bir organ olan böbrekteki taşların tedavisiyle tamamen farklıdır. Bazı böbrek taşlarının ameliyatsız yöntemler ile kırılarak idrar ile birlikte düşmeleri sağlanabilir. Ancak safra kesesindeki taşların ufalanarak safra yoluna düşmesi, ana safra yolunun pankreas kanalıyla beraber ince bağırsağa açılan son kısmında tıkanıklığa neden olabilir. Bu durumda ağır pankreatit ve sarılığa bağlı safra yolu iltihabı (kolanjit) gelişebilir. Bu tablo çok ağır olabileceği gibi ölümcül de seyredebilmektedir.

Safra kesesi taşları bulgu vermiyor ise mutlak ameliyat önerilmeyebilir ama hastaya ameliyat olmadığı takdirde oluşabilecek tüm riskler mutlaka anlatılmalıdır.
 

LAPAROSKOPİK (KAPALI) SAFRA KESESİ AMELİYATI NASIL YAPILIR?

Safra kesesi ameliyatının en yaygın uygulanan yöntemi laparoskopik (kapalı) kolesistektomidir. Hastanın karnında 3 – 4 adet 0,5 cm kesi yapılarak kamera ve aletler karın içine yerleştirilir. Ameliyat tamamen bu deliklerden gerçekleştirilir ve safra kesesi bu deliklerden dışarı alınır. Ameliyattan yaklaşık 8 saat sonra yemek yenmesine izin verilir. Hastaların çoğu genellikle işlemin ertesi günü evine gönderilir. Ağrı oldukça minimal olup hızla normal hayat faaliyetlerine dönüş sağlanır.

Ameliyat öncesi laparoskopi konusunda eğitim almış bir cerrah ile yapılacak bir tıbbi değerlendirme neticesinde bu ameliyatın hastaya uygunluğu konusunda karar verilmelidir.
 

AMELİYAT LAPAROSKOPİK GERÇEKLEŞTİRİLEMEZ İSE NE OLUR?

Laparoskopik safra kesesi ameliyatı oldukça etkin ve başarılı bir biçimde gerçekleştirilebilmektedir. Çok az sayıda hastaya laparoskopik ameliyat uygulanamamaktadır. "Açık" prosedür uygulama ya da bu metoda yönelme olasılığını arttıran faktörler arasında obezite, ciddi yara dokusuna veya karın içinde yapışıklığa neden olan daha önceden geçirilmiş bir karın ameliyatı olması, organların çeşitli anatomik değişimler veya iltihap atakları sonucunda oluşmuş yapışıklıklar nedeni ile net görülemiyor olması ya da ameliyat sırasında oluşabilen kanamalar sayılabilir.

Açık ameliyat yapma kararı, ameliyat öncesinde ya da ameliyat esnasında cerrah tarafından verilen bir karardır. Cerrah, laparoskopik ameliyattan açık ameliyata geçmenin daha güvenli olduğunu düşünüyorsa bu bir komplikasyon olarak değil hastayı koruma amacı güden doğru bir uygulama olarak değerlendirilmelidir. Cerrah bu kararı kesinlikle hastanın güvenliği için verir